Yeni mobilya kokusu sandığınız kadar masum olmayabilir.

Çoğumuz bu kokuyu “yenilik” ve “temizlik” ile ilişkilendiriyoruz. Oysa gerçekte bu koku, iç mekân hava kalitesini doğrudan etkileyen uçucu organik bileşiklerin (VOC) havaya salımından kaynaklanır.

Daha kritik olan ise şu: Bu maruziyet sadece yeni mobilya ile sınırlı değil. Kullanılan malzemeye bağlı olarak aylar, hatta yıllar boyunca devam edebilir.

Mobilyalarda, yapı malzemelerinde ve yüzey kaplamalarında bulunan formaldehit, benzen, toluen gibi kimyasallar; çoğu zaman görünmez ama sürekli bir iç ortam yükü oluşturur.

Bugün zamanımızın büyük bölümünü iç mekânlarda geçiriyoruz. Bu nedenle “iyi tasarım” artık yalnızca estetik veya işlevsellik meselesi değil — aynı zamanda bir sağlık meselesi.

Peki ne yapılabilir?

• İç mekânların düzenli ve etkili şekilde havalandırılması
• Yeni ürünlerin kullanımdan önce mümkünse dış ortamda bekletilmesi
• Sentetik ve yüksek emisyonlu malzemeler yerine doğal alternatiflerin tercih edilmesi
• Düşük emisyonlu veya zehirsiz içerikli ürünlerin önceliklendirilmesi

Kısacası:
Seçtiğimiz malzemeler sadece mekânları değil, sağlığımızı da inşa ediyor. İç mekân kalitesini tasarımın merkezine almak, önümüzdeki dönemin en kritik gündemlerinden biri olmaya aday.

 

KAYNAK: 

Share